Z/AMAN...
Nisan 24, 2008 -Kategori: ENNANIN KELIMELERI

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
hece...
Nisan 24, 2008 -Kategori: ENNANIN KELIMELERI

Yalın ayak, acelem peşimde...
Yaşım gözümde;
Yas'ım, yaslanmış yüreğime...
Yalın ayak, acelem peşimde...
Vakitlerden, tebessüm...
Yalın ayak, acelem peşimde...
Saatlerden belli ki; gece...
Adın, hala dilimde hece...
ENNA
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
ZOR...
Mart 6, 2008 -Kategori: ENNANIN KELIMELERI

Ah, gönlümün çiğ tanesi...
Kederden kızıl yaprak olmak mı?...
Gözbebeğinin pınarından düşen yaş olmak mı, daha zor?...
Her birinde diğeri olmadığına göre; ikisi de yanan kor...
Yakar düştüğü yeri, zor; çok zor...
ENNA (10.05.07 /20.45)
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
ZAMAN BAŞUCUMDA...
Mart 6, 2008 -Kategori: ENNANIN KELIMELERI

Parmaklarımın ucunda; zamanın başucundayım...
Hayat mola verdi; ömrümün orta yerinde...
Beni beklemesi için, zamanı ikna edemedim...
"Ne olur, bana ayrıcalık yap da diyemedim"...
Parmaklarımın ucunda, gecenin yarısında;
Uzandım yatağımın kıyısına...
Derin düşünüp; sessiz söylendim...
Hayat bana; ben, kendime yüklendim...
Parmaklarımın ucunda kelimeler...
Yüreğim kabarıp söz olmuş, kağıda akseder...
Zaman başucumda;
Ömrümde mesaisi bitsin diye, bekler...
Ben zamanı; zaman ömrümü, bekleşir dururuz...
ENNA
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
BAZEN...
Mart 6, 2008 -Kategori: ENNANIN KELIMELERI

Kelimeler, bazen bizim;
Bazen de, biz sarf ettiğimiz kelimelerimizin;
Esiri oluruz...
Kendimize itiraf etmemiz, zor olsa da...
ENNA
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Bhutan'ın Aydınlanma Deneyimi...
Mart 6, 2008 -Kategori: ENNANIN OKUDUKLARI
| Yazı: Brook Larmer |
Fotoğraf: Lynsey Addario |
|
Himalayalar'daki küçük krallık, yoksulluk ve kendini dış dünyadan soyutlama politikasını, "Gayri Safi Milli Mutluluk" ve demokrasiye geçişle takas ediyor.
Rahipler, köylüler ve kent sakinleri, onları o dakikada orada bir araya getiren olaya bir ucundan tanık olabilmek için itişiyor: Kalabalığın ortasında, parlak turuncu tişörtü dizlerine kadar sarkmış küçük bir erkek çocuğu var. Bu çocuk -yedi yaşındaki Kinzang Norbu- temponun hızlanmasıyla kendini yere atıyor ve sırtının üstünde öylesine bir hızla dönmeye başlıyor ki, safran rengi bulanık bir görüntüye dönüşüyor. Uçan dişi kaplan ve "Kaçık Kutsal Kişi"nin diyarı Bhutan'ın mistisizmiyle yoğrulmuş olan kalabalık, Norbu'nun, Budist bir azizin fırıl fırıl dönen reenkarnasyonu olduğu inancına kapılabilir. Ama Norbu'nun sunduğu bu dünya, onlar için aslında çok daha mistik. Hoparlörlerden bangır bangır yayılan ses bir Budist duası değil; Shakira'nın, beyaz bir Macintosh dizüstü bilgisayardan çevreye yayılan, müstehcen sözlerle dolu popüler şarkısı "Hips Don't Lie"ın açılış ritimleri. Ve Norbu ellerini kullanmaksızın kafasının üzerinde dönerken sıyrılan tişörtü, küresel gençlik kültürüne duyduğu saygıyı gözler önüne seriyor; bileklikli kırmızı Nike spor ayakkabılar, üzerinden dökülen Adidas eşofman altı ve çentikli harflerle yazılmış, grup arkadaşları ile kendilerine seçtikleri adı heceleyen geçici dövme: "B-Boyz." Şarkı sona ererken Norbu, yüzünde hınzır bir gülümsemeyle, çete selamı veriyor. B-Boyz grubundan arkadaşları ıslık çalıp tezahürat yapıyor.
Rahiplerin yüzünde, kırmızı dişlerini ortaya çıkaran şaşkın bir gülümseme var. Peki güneşten kavrulmuş köylüler? Onlar da gördüklerinden pek bir şey anlamamış gibi. Bu çocuk, Budist "aydınlanma"ya ulaşmak için dönen maskeli bir dansçı olsaydı, gördükleri onlar için anlam ifade edebilirdi. Ama, tüm bu karşılıklı anlaşılmamaya rağmen, söz konusu bu an onları bir araya getiriyor. Norbu, tek bir akıl almaz gösteriyle, olanaksızı gerçeğe dönüştürmeye -dengeyi yitirmeksizin orta çağlardan 21. yüzyıla atlamaya- çalışan bir ulusun özünü yakalamayı başarıyor. | |
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
AKLINDAN NELER GEÇİYOR?...
Mart 6, 2008 -Kategori: ENNANIN OKUDUKLARI
|
|
| ||
|
Akıllı hayvanlar bizlere icat etme, plan yapma, değerlendirme -ve hatta aldatma- becerilerimizde yalnız olmadığımızı söylüyor.
| |||
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
SİSLERDE SAKLI...
Mart 6, 2008 -Kategori: ENNANIN PENCERESI

Fotoğraf: Niyazi Selçuk, İstanbul
Sanat eğitmeni ve fotoğrafçı Niyazi Selçuk, sisli bir kış günü objektifini Karaköy rıhtımından Boğaz'ın girişine yönelttiğinde, bu görüntüyü yakalamış. Selçuk, "İnsanların oradan oraya yer değiştirdiği bir koşuşturmanın içinden, kalabalığı ve gürültüyü çıkartıp, sisli bir İstanbul siluetini yalnızlaştırdım" diyor. Sis, İstanbul'un yeni sahiplerinin üzerini örterken, İstanbul'a kimliğini veren Ayasofya Müzesi, Sultanahmet Camii ve bir vapur aynı karede buluşuyor.
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
FOTOGRAF...
Mart 6, 2008 -Kategori: ENNANIN PENCERESI

Fotoğraf: Gürkan Çetin, Yedigöller (Bolu)
Mesleği nedeniyle sık seyahat etme olanağı bulan sigortacı Gürkan Çetin 10 yılı aşkın bir süredir fotoğraf çekiyor. Sonbaharın eşsiz renklerini sunan Yedigöller'e yaptığı bir gezi sırasında arkalarda kalmış, ziyaretçilerini bekleyen boş masa ve ateş kırmızısı yaprakların oluşturduğu görüntü Çetin'e yalnızlığı ve hüznü hissettirmiş. Bu fotoğrafı çekerken, "Hayata dair bir iz bırakacaksam, adı fotoğraf olmalı" diye düşündüğünü söylüyor.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
BALIKÇI...
Mart 6, 2008 -Kategori: ENNANIN PENCERESI

Fotoğraf: Avi Behar Ayvalık, Balıkesir
Avi Behar, aydınlanmaya yüz tutmuş karanlığın içinde parıldayan küçük balıkçı teknesinin şiirsel görüntüsünü sabah 05.30 da yakalamış. Behar, Ayvalık'ta görüntülediği o an için "Çevredeki sadeliği ve mutlak sessizliği deklanşör sesiyle bozmak zorunda kaldım" diyor. Tekstil sektöründe çalışan 32 yaşındaki Behar, iki yılı aşkın bir süredir amatör olarak fotoğraf çekiyor.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı